Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.


Dünyaya hâkim olanların en meşhuru ve en kuvvetlisi Süleyman (a.s)  veziri Asîf Bin Burhıya'dan rivayet olunur. Süleyman (a.s) tahtı hükümetinde günlerden birinde otururken ekâbiri devleti,ve cin ve insan (ins) envai ervah ve rüzgarlar ve vahşi hayvanlar ve kuşlar hazır idiler. Aralarında hüküm sürüyordu Süleyman (a.s)'ın hatırına böyle bir şey geldi. Ruhani hastalıklar ve musallat hakkında.Allâh Sübhânehu ve Teala bana cin ve ins (insan) ve vahşi hayvanları ve kuşları ve yelleri emrine musahhar etmiştir. Aceba emrine vermediği hiçbir mahluk kalmışmıdır ?... Buyurdu. Veziri Âsıf Bin Burhıya : Ey Peygamberi zişan Cenabı Hakkın sana verdiği şeylerin cümlesi mahlukatı ilahiyyeye nispeten hardal tanesi kadar bile hükmü yoktur dedi. O anda dalgalanarak ateşten ibaret olan âzalarını birbirine vurarak çarparak korkunç simalıbir mahluk gözüktü . Eni boyu kırk (40) arşın idi. Süleyman (a.s) ve maiyyetindekiler bu mahluku görünce ürkmeye başladılar. Süleyman (a.s)'ın veziri 'Asıf Bin Burhıya korkma ey Allâhın Peygamberi üç (3) defa Allahü Ekber de o mahlukattan sor sana cevap verecektir dedi.  Süleyman (a.s) Ey Ulvi (Müslüman) şahıs sana yemin ettiririm sen kimsin ? ve adın nedir ? Afat ve zararın ve vazifen nedir yeryüzünde ? Şöyle dedi. O korkunç mahluk; Ey Allah peygamberi ben Rıhı Ahmer ve daü ekber'im. Vazifem Cenabı Ecelle ve Ala dünyada kullarından birine hastalıkla azap edeceği vakit beni musallat eder. Allah'ın emriyle bana hizmet edenler de vardır. Cenabı Hak dörtyüz (400)türlü hastalığı bana tevdi etti. Ve o hastalıklara karşı ilaç ve deva yarattı da bana bildirdi, dedi. Süleyman (a.s) Cenabı Hakk'ın ismi ile sana and veririm. Bu hastalıklardan ne kadar şey teferru etti ? Ya Nebiyallah :hastalıkların teferruatı pek çoktur. Basur, Fistül, yel, Bağırsak gürültüsü, şişkinlik, midenin inkilab dönmesi ve fesadı, göbek ve kalbin tazyik ve sıkması, böğrün ve arka belin ağrıları, başın hastalıkları, ve tıra denilen hastalık bunlardan bir parçadır. Damarların iltihabı ve ağrılarıdır. Dedi. Ya Nebiyallah: Süleyman (a.s) yemin ettiririm daha ne gibi zararların vardır dedi. Ey Allahın Peygamberi, ben bir adamın dimağına (Ağız Ve Damak) girsem aklını alırım. Vücuduna girsem basur fistül gibi birçok hastalıklara sebeb olurum. Süleyman (a.s)bu korkunç sözleri işitince etrafındaki olanlara bu mahlukun yakılmasını ve öldürülmesini emretti. O mahluk. Ey Allah'ın Peygamberi hiç bir kimse beni öldürmeğe ve yakmaya kadir olamaz. Cenabı Hak beni bunun için yarattı ve ömrümü uzattı deyip ortadan kaybolmuştur. İşte o mahluk peygamber efendimiz (s.a.v.) efendimizin zamanına kadar görünmedi. İttifakan Cenabı Peygamber efendimiz muhammed mustafa (s.a.v.) torunu Hz. Ali Efendimizin oğlu Hazreti Hasan (r.a) iç hastalığı ile hastalanıp kan dökmeye başladı.Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) efendimize şikayet ettiler. Bu arada Cebaril Aleyhisselam geldi ve efendimize Hz. Hasan (Rıhı Ahmer Daü Ekber) ile hastalandı diye haber verdi . Peygamber efendimiz (s.a.v.)bunun ilacı varmıdır ? Buyurdu Cebrail Aleyhisselam ise vardır dedi. Bir zaman gaib oldu ve geldi Ya Rasulullah Cenabı Hak sana bu duayı hediyye olarak gönderdi. Hazreti Hasan taşısın şifa bulur dedi. Cenabı Peygamber Hazreti Hasan'a okudu. Bir şey yokmuş gibi kalktı. Herkes bunu taşısın ve okusun öğrensin ve öğretsin buyurdu