Muska, metafizik


Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.


Muska
bir kağıda Kur’an-ı Kerim’den şifa verici ayetlerin yazılması ile bunun üzerine nefes edilmesidir burada dikkat edilmesi gereken husus sadece kağıda yazı yazmak sureti ile bir tesir meydana gelmez. Bunu yazan kişinin Yazılanlara manyetik bir nefes etmesi  işlem için gereklidir.
Kimi insan nefesiyle, kimisi gözleriyle, kimisi elleriyle manyetik akım vererek cinlerden veya havadan gelen manyetik akımın sebep olduğu rahatsızlığı yok ederler muska ile.

Hz. Peygamber rahatsız olanların bazılarına, bazı sahabelerin nefes etmelerini, okumalarını, muskaya bazı şifa ayetlerinin yazılmasını tavsiye etmiştir.
Hz Peygamber sahabelerle beraber otururken, birden biri koşarak Ey Allah'ın Resulü "Beni akrep soktu" deyince, sahabelerden bir tanesi "Ya Resulullah, ben Rukye yapabilir miyim?." (rukye dua okumaktır) dedi. İzin alınca , Rukye yaptı, okudu, nefes etti. Rahatsızlık giderildi.

Asrı saadet zamanında Hz. Peygamber kötülüğe ve şerre sebep olabilecek muska ve Rukye yi yasaklamıştır. İyilik ve sağlığa faydalı olabilecek muska ve Rukye ye izin vermiştir.  Hz. Aişe validemize nazar isabet edip, rahatsız olduğunda, Hz. Peygamber ona muska yazılmasını ve bunu üzerinde taşımasını tavsiye etmiştir.


Hz peygamber hastalığından dolayı muzdarip olan insanlara Kuran’dan sure ve ayetleri okuyup nefes ederlerdi.Aynı zamanda ağrıyan  yerlere mübarek eliyle mesh ederlerdi ki metafizikte bu bir manyetik pasdır bir biyoenerjidir.

Büyücü esmaül hüsnanın özelliklerini ve ayetleri kullanarak sayılar ve isimleri yazarak ve okuyarak büyü yapmaktadır. Büyücüler büyüsüyle bir olayın sebeblerini bir doğrultuda düzenlemeye sevk eder. O isimlere ve ayetlere  ve rakamlara özellikler veren veren de Allah'tır.

İbni Haldun şöyle anlatmıştır büyü muskası hakkında; 
Yaradılış ve huyu itibariyle kendilerine mahsus bazı ruhi niteliklere ve yeteneklere sahin olan insanlar, telkin ve inanç yoluyla kendi bedenleri üzerinde ruhi bir etki meydana getirdikleri gibi başkalarının ruhları ve bedenleri hatta hayvan, bitki ve madde gibi şeyler üzerinde de bir takım etkiler meydana getirebilmektedirler.


Mesala sahir (büyücü muska yapan art niyetle şeytanı işine katarak yardım alan kişi) süje, ruhi bir hazırlıktan sonra muhayyile düş, gücü, ve tasavvur tasarın yoluyla zihninde canlandırmakta, onlara belirli hayali şekillerve suretler biçimler vermekte, sonra tecessüm (canlandırmak, cisimlendirmek) ve temessül (özümleme) ettirdiği şeyleri tükürüklü nefesiyle dışarıya atarak hedefi olan meşhur'a (objeye) göndermektedir.

Dış alemdeki gerçek varlıkların özelliklerini ve niteliklerini taşıyan bu hayali, etkiler, ruhani güçler sayesinde muska (sihir, büyü) yapılamk istenilen şahsa ulaşınca derhal onun üzerinde önceden tasarlanan şöyle ya da böyle etki, mesela birini birinden soğutarak aralarını açmak uzaklaştırma bir arada duramasın gibi şeyleri etki ettirme ve etkinin devamı gibi bir sonuç doğurmaktadır. Şayet sahir (büyücü) dışardan yardım görmeden  doğrudan doğruya kendi ruhunun ve nefsinin kudreti sayesinde bu işi yaparsa ona sihir, büyü denir.

Eğer şeytanların, cinlerin, birtakım rakam ve ve harflerin yardımına başvurarak ve onlar aracılığıyla etkilerse buna da muska veya tılsım denir. Yani cincilik ve cindarlık denir. Bu durumda sahir başkalarını etkilemek için ervah-ı süfliye denilen zararlı ve pis kötü ruhları amel ve arzularının gerçekleşmesi için alet ve vasıta olarak kullanmaktadır, demektir.

Sihirbazlar, bu neticeye bir riyazat ve viche ile yani idman ve temrinlerle alıştırmalarla belirli yöntemleri takip ederek ulaşırlar. Hind fakirleri, yogiler ve şamanlar da böyle yapar. Biruni El Cemahir Fi'l Cevahir, isimli eserinde Şamanların bulutları sihirleyerek (büyü) yağmur yağdırdıklarını anlatır.