Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.




Keldanilerde Büyü:
Keldaniler'de büyücülük çok önemliydi. Bir takım tanrıların yönetimi altında yürütülürdü. Keldani Ulusu öylesine çok inanırdı'ki büyücü, toplum içinde en etkili,gereğinde en korkulur kişilerdi büyücüler. Bu dönemlerde büyücülüğün en yayıldığı ve geliştiği yer olan Hinti-İran- mezepotamya- Anadolu- Mısır- Yunanistan- Roma çizgisi üzerinde olduğu ğörülünce, insan bu işin eskiçağda belli bir kaynaktan çıktığı,sonra ülkeden ülkeye yayıldıkça değiştiği kanısına varıyor.

Bu ülkelerde yaşamış uluslar insanlık tarihinin en eski uygar, ileri ulusları sayılıyor. Büyünün başlangıçta bir toplumişi bir görev oluşuna bakılırsa ondan pek kuşkulanmamak gerekir.
Büyülerde, hangi ülkede hangi ulusça yapılırsa yapılsın birtakım ortak yönlerin bulunduğu görülüyor.  Keldaniler, akıl hastalarını büyülenmiş olarak kabul ediyorlardı. Onların içlerinde var saydıkları kötü ruhları kovmak büyüyü bozmak için de hastaya, tanrıların gıdası olan suya karıştırılmış bal içiriyorlardı.

Bal
Arının oğul denen yavrularının ilk yaptığı bal, kovandan çıkmadan üç yemek kaşığı kadar alınıp bir kaba konur. Güzel görünmek isteyenin adı yedi kez söylenip bal üflenir. Sonra üç rekat namaz kılınır. Belirli sözler söylendikten sonra sağa sola üflenir, göğe karşı Hıfzeyle ya Hu söylenir. Ya Hu derken u harfinin yedi kez söylenmesi gerekir. Bu iş bittikten sonra bir kaşık tuzsuz tereyağı küçük bir yumak yapılarak büyü yapılan kimsenin yanaklarına dudaklarına sürülerek bal akıtılır iyice karıştırılır. Karışımın bulunduğu tasın üstü örtülür. Üç gün beklenir, dördüncü günden itibaren her sabah ezanından önce, yaptıran kişi o baldan biraz yer. Yerken de "Allahumme rabbike" der. Yedi sabah bu işlemi tekrarlar. Bal bittikten sonra yedi gün ortalıkta pek görünmez daha sonra istediği gibi rahatça dolaşabilir, ve kendisine bakanların gözüne çok güzel görünürmüş.


Aşk büyüsü kız bağlama
Bir erkek istediği kız ya da kadın için aynı özel büyüyü yaptırır. Önce kızın adı yazılır bir kağıdın üzerine üç sin, yetmiş elif, üç lam Kuran'dan küçük bir sure yazılır. Kağıt ılık suyun içinde yıkanır, ezilir toz gibi suya karıştırılır. Su, mürekkebin çıkardığı boya ile morarır. Bir cuma gecesi yatsıdan önce bu su kızın kapısına serpilir, ancak suyun birazı saklanır. Birisi aracılığıyla kızın başına damlatılır. Kırk gün içinde kızda erkeğe karşı bir yönelme başlarmış.

Gül
İyice açılmış gülün çiçeğinden yedi yaprak koparılıp, büyü yaptıracak olanın adı söylenerek yedi kez üflenir. Bu arada bir de elhamdulillahirrabbilalemin çekilir. Gül yaprakları daire şeklinde dizilip üç gün bırakılır. Her gece bir kez sübhane marifetihi deyip yapraklara üflenir. Üç gün bittikten sonra kurumaya yüz tutan bu çiçek yapraklarının üzerine bir is mürekkebi ya da sulandırılmış toprak boyası damlatılırken yine büyü yaptıranın adı söylenir. Elhamdülillah ya Allah denir. Yapraklar üst üste konup bastırılır, yedi kat muşambaya sarılıp, üzerlerine kırkbir kez Leyl (Leyl, Kur'ân'ın 92. suresidir. Perdesini çeken gece adına, ışıldayan gün adına, erkeği dişiyi yaradan adına diye başlar.) suresi okunup üflenir, sonra bu muşamba da üç kat yeşil bez yamaya sarılıp dikilir. Üzerine 41 dikiş vurulur. Büyüyü yaptıran yıkanır, kokular sürünür, bu muskayı yatağının altına gizler. Bu muska yatağın altında bulunduğu sürece, büyüyü yaptıran başkalarının gözüne gül gibi güzel görünürmüş.





 
 

Saygılarımla
Medyum Kenan TEKE