Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.


Kara Büyü: Kötü ruhların, doğa üstü güçlerin dostluğunu kazanarak, bunların gücünü, zarar verilmek istenen birine karşı kullanmayı amaçlayan uygulamaların tümüne Kara Büyü denir. Amacı; kötülük ve zarar vermektir. Bu tür büyülerle uğraşan kişi kibirli, fırsatçı ve maddiyat sevendir. Allah'tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisinin güçlü olmasını sağlaya bilmek için her yola başvura bilir. Kara büyü de kullanılan malzemeler: Ceset parçaları, idrar, kurt kanı, karga, kara kedi, kurbağa, timsah dişi, mezar toprağı, kara tüy, yarasa gözü ve kanıdır.
Kara Büyü, ya şeytanla ya da ölü ruhlarla bağlantılıdır. Özellikle orta çağ'da, ölülerin ruhlarını çağırıp geleceği öğrenmeye çalışmak, yani ölü falı çok yaygındı. Bazı tipi geleneksel toplumlarda, gizli güçlerden yararlanma, kara büyüyle eş tutulur. Kara Büyü doğa üstü bir gücü harekete geçirir ve kurbanını felakete sürükler, oysa büyünün amacı iyiliktir. Büyü ve büyüyü uygulayanlar , toplumsal bütünleşe bilirlerse de, kara büyüyü yapanlar (özellikle kadınlar) toplum dışına itilirler. Kara büyüde, kötü güçlerle bağlantı kurmak,büyüde ise bunlardan kurtulmak söz konusudur. 2- iki yönü vardır. a) Bir yandan bireysel uygulama sayılan bağlamalar ve etkilemeler. b) Öte yandan gerçek bir kült (tapınç) içinde ortak biçimde yapılan kara büyü (büyücünün iblisle yani şeytanla yaptığıve haftada bir kez iblisin bizzat yönettiği toplantıya katılması gerektiğine inanılırdı).
Tarihsel açıdan kara büyücülük olgusu, antropologlara göre özel bir duygu ve inanç dizgesine bağlıdır. Bu dizgenin ilk kaynakları avrupa papancılığının tanrılarında (özellikle Diana kültünde) ya da orta çağ kökeni ibliscilikte arana bilir. Tanrı bilimcilerin çalışmaları, kara büyünün, hiristiyanlığın mücadele ettiği sayısız kült (tapınç) ve ayinlerde İblis'in (şeytanın) bulunmasına bağlı tartışılmaz bir olgu olduğunu kanıtlamaya yöneliktir. Kara büyünün anadoluya gelmesi anadoluda çok değişik ulusların toplumların karışıp kaynaştığı bir yer olduğu için büyününde çok  uygulandığı, büyü türlerininde en yaygın olduğu ve bulunduğu bir ülkeydi. Anadoluya büyü bütün komşularından gelirdi. Özellikle Babil ülkesi büyünün en yaygın olduğu bir bölgeydi. Babil ulusu gök bilimlerine çok önem verdiği için ayrı bir özellik taşırdı. İnsan varlığı yıldızların buyruğu yönetimi altında sanılırdı. Yıldızlar canlı uslu düşünüp taşınan varlıklar olarak bilinirdi. İnsanların başına gelen olayların (ister iyi ister kötü olsun) yıldızların etkisi nedeniyle gerçekleştiğine yürekten inanılırdı. Babil gök bilimcileri (astronomlar) daha doğrusu yıldız bilimciler (astroloğlar) birer büyücüydü de. Bunlar insanların başlarına gelmiş, gelecek olan ne varsa bilirlerdi (öyle inanılırdı). O çağlarda, Babil büyücüleri geleceği yıldızlara bakarak öğrenir, insanlara bildirirlerdi. Devlet büyükleri, Krallar yapacakları savaşları, ve işlerini bu büyücülere (yıldız bilimcilere) astrolog'lara danışırlardı. 

Kara Büyüde ceset parçaları, idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı, timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy (kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır. Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır. Allah'tan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musa'dan başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladıylarsa da, antik çağlardan beri ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.
Saygılarımla

Medyum Kenan TEKE