Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.



Astroloji nedir diye soracak olursak ? Güneş, Ay, gezegenler ve yıldızların insanlar üzerindek etkisini yorumlayan ve binlerce yıllık istatistiklere dayanan Astroloji Nedir, astroloji hakkında herşey insanlık tarihi kadar eski bir bilim olarak kabul edilir, yıldızların hareketlerinden  hüküm çıkarıp yorma bilimidir. İnsanların kendine ve başkalarını daha iyi tanımasını temin eder. Yunanca astra (yıldız) ve logos (mantık) kelimelerinin birleşmesinden meydan gelir. Bir başka ifadeyle Astroloji bilimlerin en eskisidir ve bir çok alanda uygulanmıştır. M.ö. 3000 yıllarda Kaldelilerin bu ilmi en açık şekilde uyguladıkları, ancak ilk kayıtların çok daha eskileri  Milattan önce 5000 yıllarına dayandığı bilinmektedir. Tarihi kayıtlara göre, her çağda bütün medeniyetlerde astroloji ilminin uygulandığı görülmüştür. Babillilerde, Mısırlılarda, Hintlilerde, Çin'de, mayalarda, yunanlılarda, Romalılarda, Araplarda ve osmanlılar'da uygulandığı kayıtlar arasındadır.

Alemlerin Yaratıcısı olan Allah (c.c.), insanlara doğru yolu göstermeleri  için gönderdiği peygamberlerin her birine farklı konularda ilim vermiştir. Kalemi bulan ve onunla yazı yazabilen ilk peygamber olan İdris aleyhisselam'a da Burçlar İlmi Astroloji  (İlm-i Nücum) verilmiştir. Dini kayıtlara göre, Allah'ü Tealanın izniyle göğe çıkan ve 4. Kat Sema'nın kendisine mekan olduğu ifade edilen İdris Aleyhisselam, bu ilmiyle Güneş, Ay, Gezegenler ve yıldızların,insanlar ve diğer yaratıklar üzerindeki etkisine vakıf olmuş, bunu ümmetine anlatmıştır. Hıcr Süresi 16 ayetinde Mealen: And olsun ki, gökte burçlar yarattık ve onu gözleyenler için hayrete düşürecek yıldızlarla süsledik. Furkan Süresi 61 ayetinde; Ve "Gökte burçlar kılan onların içine bir aydınlık ve nurlu bir ay var eden (Allah) ne yücedir"

Bir çok İslam alimi de Astroloji ilmini inceleyerek bu konuda eserlerde yazmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri "Marifetname" isimli eserinde astroloji hakkında çok fazla bahsetmiştir. büyük İslam alimi Seyyid Şerif Cürcani'nin "Aklı olan, iyi düşünen bir kimse için Astronomi ilmi, Allahü Tealanın varlığını  anlamaya çok yardım eder" dediği belirtiliyor. İmamı Gazali (r.a) "Astronomi ve Anatomi ilmi, bilmeyen Allahü Tealanın varlığını ve kudretini anlayamaz. Marifetnamede Astroloji ile ilgili olarak Yıldızlar, Meleklerin elinde itaate mecbur ve hüküm altındadır. Melekler de Allah'ın (c.c.) emri altındadır. Hebsi de O'nun irade ve kudreti ile hareket ederler. Mesela, Güneş kuru, sıcak tabiatlıdır. Ay ise soğuk ve rutubetlidir. Yıldızlar bu keyfiyetleri ile alemde etkili olurlar. Fakat bütün bu işlerin sadece yıldızlara bağlanması yanlış olur, çünkü yıldızlar da, Hak Tealanın hükmüyle bu tasarrufu yapmaktadır. Uzaydaki yıldızlar ve güneş sistemindeki gezegenler ateş, hava,su, toprak gibi unsurlar ile madenler, bitkiler ve hayvanlar üzerinde etkili olurlar.

Gerçek etkiyi yaratan ise Allah Tealadır. Burçlar ve gezegenler ise sadece sebeptirler. Bütün gök cisimlerinin yer cisimleri üzerinde çeşitli etkileri olduğuna işaret edilen Marifetname'de, insanların şekil, hal, ahlakve tavırlarının; henüz ana rahminde iken, burçlardan gelen kozmik özelliklerin etkisiyle meydana geldiğine işaret edilmektedir.

Burçlar Nedir ?
     Güneş sistemindeki  kuşakta (zodyak) yer alan on iki takım yıldızının her birine burç denir. Burçlar, ilkbahar noktasından başlayarak 30'ar derecelik açılarla birbirlerinden ayrılırlar. Yani Güneş, (şems) her ay bu takım yıldızlarından (burçlardan) birinin bölgesinde bulunur . Böylece 360 derecelik daire tamamlanır. Zodyak'taki (burçlar kuşağı) burçlardan her birinin 29. derecesinde bulunan gezegen hem kendi burcunun hemde bir sonraki burcun özelliklerini taşıyabilir. Güneşin (şems) bir burçtan başka burca geçtiği sırada doğanlara ise 'sınırda doğan' denir. Ayrıca her burcun yöneticisi durumunda olan bir gezegeni mevcuttur. Astrologlara göre, bu gezegenlerin insan hayatında önemli bir yeri vardır. Buna göre, burçlar ve gezegenlerin özellikleri arasında bir bağlantı söz konusudur.

Mars gezegeninin bir oktav büyüğü olduğu varsayılır. Mars savaş tanrısıdır. Enerjisini fiziksel ortamda bilinçle ifade eder. Pluto ile tanımlanan savaşçı ruhu ise yeraltı dünyasına veya bilinçaltına yerleşmiştir. Kontrolun en zayıf olduğu zamanlarda ortaya çıkar.
Astrolojide ölümü ölüm ötesini simgeler. Bu fiziksel bir ölüm olmakla birlikte bir şeyin bitmesi anlamına da gelir.Yok oluş ve yeniden var oluşu anlatır.Astrolojik tanımları kısaca : Dönüşüm, ölmek , yeniden doğmak, yok etmek ,yıkım,güç,tutku…bastırma ve egemenliktir. Ayrıca yer altı kaynaklarını da simgelemektedir.

Akrep Burcunun Mars ile birlikte yönetici gezegeni olan Pluto,18.Şubat.1930 ’da Percival Lowel tarafından keşfedilmiştir. Tüm Zodyak çevresini 248 yılda dolaşırken bir burçta ortalama 21 yıl kalmakla birlikte ,olağan olmayan yörüngesi sayesinde burçta kalma süresi kesin değildir.11 yıl ile 30 yıl arası değişim gösterir.Günümüzde Pluto Kasım 2008 de Oğlak burcuna geçerek Yay Burcundaki 13 yıllık yolculuğuna son verecek.

Pluto’nun keşfedildiği dönemde dünyada yaşananlar gezegeninin tanımına uygun olaylardı. Avrupa’da diktatörlük, Avrupa’da ve Amerika’da da Mafya terörü zamanlarıydı.. Aynı zamanda plutonyum madeninden yapılarak bulunmuş atom bombasının keşfedildiği dönemdi. Yeni yeşermekte olan Varoluşçuluk Akımıyla bilinçaltının derinlerindeki ölüm duygusunu sorgulanmaya başlanmıştır.

Mitolojide Pluton diğer adıyla Hades, Kronos (Satürn) ile Kybele’nin üç oğlundan biridir. Pluto’da babası tarafından yutulmuş ve Zeus tarafından kurtarılmıştır. Babalarından sonra Zeus ( Jüpiter) Gökyüzü Tanrısı, Neptün (Poseidon) Deniz Tanrısı ve Pluto ( Hades) ise Yeraltı Tanrısı olmuştur.

Hades, kardeşi Zeus’un hükmettiği dünyanın daha sınırlı belli bir bölgesini karanlık ve korkuyu, ölüler diyarını yönetmekteydi.Onun hüküm sürdüğü diyarın halkı hep gölgelerden ibaretti. Yaşayan insanlar ondan çok korkarlardı.

Hades ,sayısız ölülerle yaşamaktan yorulup kendine bir Kraliçe edinmek istiyordu. Onun için Demeter (Ekin Tanrıçası) kızı Persephone’yi kaçırmaya karar verir. Bir gün Persephone nimphelerle (periler) kırlarda dolaşırken birden bire yer sarsılıp yarılır.Yarıktan dört kara atlı çıkar ve Persophone’yi kaçırır. Demeter kızını arar ve Hades’te bulur. Fakat kızı Tanrı Hades ile evlenmiş ve karanlık yüzlü kocasını sevmeye başlamıştır.

Karı-koca Yeraltını birlikte yönetmeye başlarlar. Persophone kendi varlığına eşitlik ve denge sağlamak için, yaşam- ölüm, ışık-karanlık, bilinç-bilinçaltı arasında gidip gelir. Alıkoyulma deneyimini bilgeliğe dönüştüren, yaşamla ölümün gizemleriyle güçlenen Persophone, yeraltının farklı bir yönünü sembolize eder.

Yeraltındaki ölüler ülkesi üç bölgeye ayrılır. Birinci bölge Erebus, geceyle ölümün kişiselleştirilmesi olan Thanatos Krallığıdır. İkinci bölge kötü ruhların toplandığı Tartaros ve üçüncü bölge ise Elysii Campi adı verilen iyi ruhların bulunduğu alandır. Bu üç bölgenin kesiştiği yere “Hakikat Meydanı” denir.

Hades’in başkanlığında üç hakimden oluşan mahkeme de ölüler yargılanırdı. Bu hakimler hakkı tanıyan, doğru kralı olan Minos, Aiakos(ege denizinde Aigina adasının kralı) ve Rhadamanthys (Lykia bölgesi kralı) idi. Hükümler kesin ve değiştirilemezdi.

Pluton eski heykellerde elinde bir tarla beli ya da bereket boynuzu ile, karısı Persophone yanında otururken gösterilmektedir. Daha çok başında kara yapraklardan bir taç, elinde yeraltının anahtarı ve asası, sık ve dik sakallı biri olarak abanozdan bir taht üzerinde betimlenmiştir.

Astrolojide Pluto, Neptün ve Uranüs gibi, Satürn’den sonra gelen uzak gezegenlerdir. Burçlardaki etkileri bireysel olmaktan çok nesilleri ifade eder.
Bilinçaltının derinliklerini etkileyen ve değiştiren özelliği ile köklü değişimleri yönetir.
Doğum haritasında bulunduğu yer, kişinin hangi konularda kendisini yenileyeceği ve değiştireceğini gösterir.

Güç çaresizlik, bağımlılık ve engelleme gibi tutkunun hangi alanlarda deneyimleneceğini, derinden etkileyici ve değiştirici olayların konusunu içeren yerdir. Bu zorlu yolları geçtikten sonra insanın hücrelerine kadar dönüşümünü de içinde barındırır. Fiziksel bağlantıları ise cinsel organlardır.
Olumlu ifadeleri, güçlü iyileştirme ve tedavi yeteneği, yaratıcı potansiyel, insanüstü irade, manyetizma ve yüksek potansiyelli yaşam enerjisi (cinsel enerji) ve yenilenme.
Olumsuz ifadeleri de, tutkulu istekler, takıntılar, manipüle etmek, gücü sevmek ve kullanmak, megolomani, şiddet, anlamsızlık olabilir.

Yedi feleğin kainattaki hükmü semavi burçların adları ve bunlar hakkında bilgiler. Ay menzilleri hakkındaki tamamlayıcı bilgilerle efendimiz Davut oğlu Süleyman Peygamberin kuşku ve korkusu, yedi kevkebin koku dumanları ve bir çok faydalı ve mübarek bilgileri kapsar. Hadisi şerifte İnnel minel beyanı lesihran. Anlamı: Bir şeyiaçıklamada, batıl ve gerçek olan yönleri vardır. Alemlerin Rabbi olan Allah'a Hamdü senalar olsun. Sevgili Peygamberi ve Elçisi olan Sallallahü Aleyhi ve sellem Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa'ya, ehli beytine ve eshabına Allah'ın Salat ve selamı olsun.

Haftanın yedi günü ve her gün içindeki ilk yedi saatın hüküm ve özellikleri ve onunla ilişkisi olan olaylar. Hak Teala bizlere göndermiş olduğu ve her yönüyle açık ve anlaşır bir şekilde beyanda bulunan kitabında şöyle buyurmaktadır. Enam suresi, 6/97 ayetinde şöyle buyuruyor. Yıldızlar ile yol bulmanız için onları kara ve deniz karanlıklarında yaratan odur. Biz bu ayetleri bilen ve anlayan topluluklar için yazıp açıkladık buyurmaktadır. İşte Hak Teala Kur'ân'ı aziminde işaret buyurduğu ecramı semaviyye haftanın yedi günü içinde ki yedi kevkebten ibarettir.