Medyum

ve medyumluk hakkında tüm merak ettiklerinizi, cevap bulamadığınız tüm sorunlarınızı bana buradan sorabilirsiniz.
Medyum Kenan Teke sizlerin mutluluğu amaçlı olarak gelecekten hissiyat yapmakta ve sizlere bilinmeyeneleri söylemektedir.


Büyü bozma nasıl yapılır büyüden nasıl korunuruz cin şerrinden korunmak için ne yapmalıyız şeytanlardan ve şerlerinden kurtulmak için yapmamız gerekenler:
Büyü bozma Kuran'ı Kerim'de ki büyü ile ilgili geçen ayetlerin okunması ile bozulur. Büyülü kimsenin sağ kulağına adedince büyünün nevince okunur. En az bir hafta (7gün) okunur. Aynı zaman da bu okumalar suya tuza ve şekere devam edilir sonrası uygulanır. Allah'ın izniyle şifayı bulur. Bazı büyülerde bu suyla boy abdesti aldırılır okunmuş su ise ayak değmeyen bir yere dökülür o kişi en kısa sürede kendisine gelir. Cinler veya şeytan peşini hala bırakmıyosa yine Kur'an'ı kerimden Cinlerle alakalı ayetler bir hafta süre ile aynı şekilde kişiye okunur o vakit cinler olsun şeytanlar olsun acı çekerler ve yanmamak için o insanın peşini bırakırlar. Büyü var ve bir yerde ise mutlaka bulunması ve iptal edilmesi gerekir okumaların aynı vakitlerde okunması ve ara verilmemesi sayıların eksizsiz olması ve okunması gereklidir fazlada okunabilir fakat asla sayının altına inilmesin mutlak allah'u Teala şifasını verecektir. isra 81/82 her dua bitiminde mutlaka okumanızı öneririm. Bu okumalar devam ederken okunmuş sudan günlük içmeye devam edilmeli ve aynı suya okumaları yapmak gereklidir suyun bitmemesi için devamlı üzerine ilave su yapılır.

Kısa süre içinde bu ayetleride yazacağım nasip olursa sırası ile eksiksiz.
Büyü şeytanla büyücü arasında varılan anlaşmadır. Şeytan kendisinden büyü konusunda yardım eden büyücüye bir takım şirk hareketlerinde bulunmasını veya allah'ın haram kıldığı bazı şeyleri yapmasını emreder ve şart koşar büyücüde buna uyar ki yaptığı büyü şeytan yardımı ile tutsun. Büyücü aşağıda belirtilen fiilleri yapmak suretiyle şeytanın yardımını alır. 
1- Kur'an ayetlerini ayaklarının altına yazmak.
2- Kur'an ayetlerini pislikle yazmak.
3- Kur'an'ı ayak altına alıp, sıkıca bağlayarak tuvalate gitmek.
4- Kur'an ayetlerini veya cüzlerin üzerine oturarak yazmak.
5- Kur'an ayetlerini pis hayvan kanları bazanda hayz kanı ile yazmak.
6- Besmeleyi şerifeyi çekmeden şeytan için kurban kesmek ve kesilen hayvanı şeytanın belirtiği yere bırakmak.
7- Ateşle konuşmak, ona secde etmek veya tapınmak ondan medet beklemek.
8- Annesi veya kızı veyahut kız kardeşiyle yatmak.
9- Sipermle okunmuş yazılmış Kur'an ayetleri veya esmaül hüsna yenecek şeylere yapmak.
Anlaşılacağı gibi cinler ancak bir bedel karşılığında büyücüye hizmet eder. Büyücünün küfrü ne kadar fazla olursa şeytanın itaatı o kadar fazlalaşır. Ancak büyücü ihtilafa düşüp, yerine getirmesi gereken hususlarda kusur işlerse şeytan da ona yardım etmekten vazgeçer.
Şeytan hakkında, Araf Süresi 14/15 de. Dedi: Bana insanların yeniden dirilecekleri günü kadar süre ver. Allah buyurdu: Şüphesiz sen süre verilenlerdensin. Şeytanların Allah'ın emrine isyan eden cinler olduğu bilinmektedir. Ancak müsliman olan cinlerde vardır. Nitekim Cin Süresi 11. Bize gelince, iyilerimiz de var, başka türlü olanlarımız da. Biz çeşitli yollara ayrıldık. Salih cinler iyi insanlar gibidir. Cennete gireceklerdir. Kötüler de cehenneme girecektir. Şeytanlar cinlerin fasık grubunu teşkil eden iblisin zürriyetinden olduklarından Allah'ın emrine karşı çıkmışlardır. Yine de Allah, ona yeniden diriliş gününe kadar süre vermiştir. Bir hadiste peygamber efendimiz buyuruyor, herkese cinlerden bir arkadaş verilmiştir. Sahabe sordu sanadamı ey Allah rasulü ? Rasulullah cevap verdi evet bana da. Ancak beni ona karşı güçlü kıldığı ve o müslüman bir cin olduğu için bana kötü şeyler söylemez. Sahihi Müslim rivayet etmiştir. Salih Cinler iyi insanlar gibidir. Cennete gireceklerdir. Kötülerde şeytanlar cehenneme girecektir. Cin tasallutundan doğan bir hastalık Kur'an'a karşı direnemez. Kur'an dağ üzerine indirilmiş olsa dağı parçalayan , yer üzerine indirilse yeri yaran Kelam-ullah'a karşı cinlerin sebeb olduğu hastalıklar nasıl direnebilirler ki. Kur'an'ın şifa vermediğine Allah da şifa vermez, Kur'an'ın defetmediği bir illeti Allah da defetmez.

İbni Kuddame el- Makdesi der ki : Büyü, kağıt haline getirilen bir düğüm, sözle veya yazıyla ifade edilen bir kelam yahutndolaylı yoldan hedef alınan kişinin bedeninde veya aklında yahut kalbinde tesiri görülen bir sözdür. Gerçektir, Öldürücü ve hasta edici olanları vardır. Erkeği karısına karşı tutan ve ereksiyonu önleyeni, karıyla kocayı birbirinden ayıran, birini diğerine düşman kılanı yahut iki karşı cins arasında muhabbet peyda edeni vardır. Bakara yüzikinci ayetinde (102) Onlar Süleyman (a.s)’ın mülkü üzerine şeytanların tilavet ettiği,okuduğu şeylere tâbî oldular,uydular. Süleyman (a.s), inkâr etmedi (sihir yapmadı ve kâfir olmadı). Fakat şeytanlar insanlara, sihri ve Babil şehri’ndeki iki meleğe, Harut ve Marut’a indirilen şeyleri öğretmekle kâfir oldular. Ve oysa onlar, Biz sadece bir fitneyiz, sizin için bir imtihanız dediler. O halde sakın sihir ilmini öğrenmeyin ve kâfir olmayın. Demedikçe hiç kimseye bu ilmi öğretmezlerdi. Fakat o ikisinden, bir erkek ile onun karısının arasını açacak şeyler öğreniyorlardı ve de onlar, Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar verebilecek değillerdi. Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren boş şeyleri öğreniyorlar. Ve andolsun ki onlar, onu sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla sihre karşılık nefislerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilseydiler.
Onlar birine ancak Allah'ın izniyle büyü yaparak zarar verebilirler buyurmaktadır. Umran bin Humayn (r.a)dan rivayet edilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: Fal amacıyla kuş uçuran, büyü yapan veya yaptıran bizden değildir. Bir falcıya müracaat edip, söylediklerini tasdikleyen kişi Muhammed (s.a.v.)e indirilmiş olanı inkar etmiş sayılır yani Kur'an'ı kerim'i allah kelamını inkar etmiştir. Bu işlerde büyük tehlike, vahim sonuçlar ve küfre götüren günahlar olduğundan onlara müracaat edilmesini ve bir şey sorulmasın Peygamber Efendimiz kesinlikle yasaklamıştır.